Yeni Üyelik Kaydı

*

*

*

*

*

*

Şifrenizi mi Unuttunuz?

*

Detaylı Bilgi İçin... (0216) 456 83 90

Sıkça Sorulan Sorular

Dil öğrenme yaşı 3'tür. Bu nedenle dil öğrenimine nekadar erken başlanırsa başarı okadar artar. Kurumumuzda en küçük yaş grubu ilk öğretim 1. sınıf öğrencileridir (6yaş) Dil eğitimine erken yaşta başlayan çocukların dili kullanma becerilerinin daha geç yaşta başlayanlardan daha iyi ve kalıcı olacağı tartışılmaz bir gerçektir.
Sadece reklam ya da pazarlama ürünlerini dikkate alarak bir dil okulu seçimi yapılmamalıdır. Dil okuluyla ilgili referansı varsa yakın çevrenizden yoksa araştırarak kuruma devam etmiş veya hala devam etmekte olan öğrencilerden almalısınız. Kurum yöneticileri konunun uzmanı ve programların takipçisi olmalı, kurumun vizyonu asla pazarlama değil öncelikli olarak öğrenci başarısı olmalıdır. Yetişkenler gibi çocuk ve gençler için de bulundukları ortam önemlidir. Kurum ortamı sıcak , samimi ve öğrencilerin kendini rahat hissedebilecekleri bir atmosferde olmalıdır.
Özellikle küçük yaş grubu öğrenciler için yanlış metod uygulanırsa 40dk.lık tek bir ders bile zor ve sıkıcı olabilir.İngilizce kurallara sıkıştırılmış ders formunda olursa öğrenci keyif alamaz, ingilizceyi kullanamaz ve dilden nefret eder.Öğrenci kendini eğlendiği ve hata yapmaktan korkmadan ingilizce kullanabildiği bir ortamda hissetmelidir.
5 senelik alt yapı ve deneme çalışmaları yapıldıktan sonra 2002'de hayata geçirilen 8 kişilik sınıflarda haftada 1 gün 4 ders saati eğitim sistemimiz başarıyla halen devam etmektedir.
Dil eğitimi belli bir zamana sıkıştırılamaz. Doğru metod ve programlarla süreci tamamlamak gerekir. Dil eğitimine küçük yaşta başlayan öğrenciler lise dönemine kadar İngilizceyi akıcı şekilde kullanabilir hale gelir.
Öğrencinin dersten kopmadan ders içerisinde aktif rol alabilmesi tabi ki sınıf içerindeki sayıya bağlıdır. 8 kişilik bir sınıfta her öğrencinin öğrendiği dili kullanabileceği zaman 20 kişilik bir sınıfa göre çok daha fazladır.
Tabiki hayır. Duyabilen her birey yeni bir dil öğrenebilir. Asıl dili öğretebilmek bir yetenektir. Güçlü bir hafıza ve üstün zeka tabiki avantaj olmakla birlikte doğru metod ve yöntemlerle herhangi bir duyma problemi yaşamayan herkes İngilizceyi öğrenebilir.
Eğer bir dili konuşamıyorsanız bu dili bildiğinizi söylemek yanlış olur. Kurallarla ingilizce öğrenen kişiler kuralları bildikleri için dili bildiklerini düşünüyorlar. Ülkemizde dil eğitimi çoğunlukla teorik olarak yapılıp neyazık ki pratiğe geçemeden hep teoride kalıyor. Nasıl olsa öğrenirilir şeklinde düşünülerek hep öteleniyor ya da kısa sürede halledilmek isteniyor. Dil öğrenimi bir süreçtir ve bu süreci hayatın mümkün olduğunca en erken evresinde mutlaka doğru yerde doğru metotlarla geçirerek dili kullanabilir hale gelmeli ve unutmamak için de dili hayatınızın bir parçası haline getirmelisiniz.( ingilizce kitap-dergi okumak, film-dizi izlemek, müzik dinlemek vb. )
Yaz okullarına giden öğrencilerimiz öğrendikleri dili; farklı ülke öğrencilerinden oluşan karma sınıf ve aktivite ortamlarında, gezerek, eğlenerek, yaşayarak duyma ve kullanma şansı sahip olmaktadırlar.Böylece kendilerine olan güvenleri artmakta, vizyonları daha geniş bireyler haline gelmektedirler.
TOP