Dil Öğrenmenin İpuçları

Altın kural: Türkçe'den uzak durun.

Sanıldığının aksine dil öğrenmenin en iyi yolu o dilin konuşulduğu ülkede yaşamak değildir. Dil öğrenmenin en iyi yolu, bol miktarda pratik yapmaktan geçer. Bodrum, Marmaris, Antalya gibi turistik yerlerdeki esnafın, hatta küçük yaşlardaki çocukların çok iyi yabancı dil konuşabilmesinin nedeni, yabancı dili turistler ile çok fazla pratik yapmalarıdır.

Kendinize her zaman bu şekilde çok pratik yapacak bir ortam yaratamıyor olabilirsiniz. O zaman yurtdışına çıkmayı düşünebilirsiniz, ancak yurtdışına çıkarken zihninizi ve düşüncelerinizi Türkiye'de bırakmalısınız. Türkiye'yi ve Türkçeyi de yurtdışına çıkarır, yurtdışında yabancılar ile beraber olup bol pratik yapmak yerine Türkler ile beraber olup sürekli Türkçe konuşursanız, öğrenmeye geldiğiniz dil ilerlemez.

Her zaman aklınızı kullanın. Genç bir birey olarak kısa zamanda çok şeyler başarmanız gerektiğini unutmayın, zamanınızı her zaman en verimli şekilde değerlendirin, amacınızı duygularınıza feda etmeyin. Dil eğitimi için yurtdışında kaldığınız her anın değerini çok iyi bilin ve elinizden geldiğinin de ötesini yapıp, bol pratik yapma yollarını araştırın. Arkadaşlarınızı yabancılardan seçin, yabancıların bulunduğu ortamlarda bulunmaya çalışın.

Algılama

Dil eğitiminde en önemli kural, öğrenmeye çalıştığınız dili o dilde düşünerek anlamanızdır. Size yabancı dilde söylenen bir kelimeyi, aklınızdan önce Türkçe'ye çevirip, cevabını Türkçe olarak kurup sonra bunu yabancı dile çevirmek size öğrenmede zaman kaybettirir. Bunun yerine, örneğin size İngilizce'de Water (su) kelimesi söylendiğinde bunu zihninizde Türkçe'ye SU olarak çevirmeyin, bunun yerine WATER'ı water olarak kabul edin ve size water denildiğinde zihninizde bir bardak suyu canlandırın.

Her öğrendiğiniz kelimeyi Türkçe'ye çevirmek yerine, zihninizde onu anlamını taşıyan bir olay veya nesne ile özdeşleştirin.

Sabırlı olun!

Bir kaç ayda dilinizi ilerletemediğinizi gördüğünüzde, sizi o dil okuluna gönderen aracı kurumu veya eğitim aldığınız dil okulunu suçlamayın. Dilin bir kaç ayda öğrenilmesinin kolay olmadığını hatırlayın, sabırla eğitiminize devam edin.

Uzun süreli kalış, her gün az ders

 Birçok dil okulunda "yoğun eğitimle kısa zamanda dil öğren" sloganına rastlarsınız. Doğaldır ki, her dil okulu para kazanmak ister; siz ne kadar yoğun eğitim alırsanız o kadar para ödersiniz. Bu fırsatı da dil okulları kaçırmak istemez. Size olası en yoğun eğitim önerilir.

Ancak, her zaman edindiğimiz tecrübe, eğitiminizi ne kadar yoğun alırsanız alın, bunun öğrenme sürenizi etkilemediği olmuştur. Zaten yabancı bir ülkede sizin ihtiyaç duyduğunuz şey bol pratik yapmak değil midir? O halde yapmanız gereken, derslerinizden sonra, kendinize bolca pratik yapabileceğiniz ortamlar oluşturmaktır.

Daha fazla günlük ders alıp daha kısa süre kalacağınıza, daha az günlük ders alıp, o ülkede daha uzun süre kalmanız sizin yararınızadır. Edinburgh Dükü'nün eğitim sistemini uygulayan İngiliz dil okulları da bu konuda hem fikirdir ve kanıtlanmış eğitim deneyleri, öğrencinin günde en fazla 3 - 4 saat ders almasını uygun görür. Günde 3-4 saatten daha uzun süreli eğitimlerde, öğrencinin başarısı düşmektedir. Bunun en belirgin nedeni, ilk 3-4 saatten sonra öğrencinin dikkatinin dağılmasıdır.

Zamanınızı bir dil okulunda kapalı bir ortamda sıkıcı derslerle geçirmek yerine, dışarı çıkıp arkadaşlarınız ile sohbet ederek, gezip dolaşarak, alışveriş yaparak geçirmeniz size daha çok şey öğretecektir.

Bir dil okulu seçimi

Öncelikle, ne tür bir dil okulunun size daha uygun olacağını belirlemeniz yerinde olacaktır. Bu sizi biraz strese sokabilir ancak önemli olan gideceğiniz okuldan alacağınız verimdir.

Her şeyden önce, bir dil okuluna gitme aşamasında, doğrudan dil okulları ile temasa geçme yerine bu okulların Türkiye'deki temsilcileri ile görüşmelisiniz.

Türkiye'de yurtdışı eğitim danışmanlığı görevini profesyonelce yapan yeterince şirket vardır. Bunlar, sizin her türlü ihtiyacınıza  yönelik en uygun çözümleri üreteceklerdir.